8 Mayıs: Dünya Talasemi Günü

Türkiye’de ve Dünya’da 8 Mayıs günü "Talasemi Günü" olarak kabul edilmiştir. Toplumların geleceği o toplumu oluşturan bireylerin nitelikleri ile doğrudan ilişkilidir. Toplumu oluşturan bireylerin nitelikli olabilmesi ve üretken yaşayabilmesi her şeyden önce bu bireylerin sağlıklı olmalarına bağlıdır. Talasemi ülkemizde yaygın olarak "Akdeniz Anemisi" olarak bilinmektedir. Talasemi dünyada en sık görülen, aynı zamanda önlemi en kolay olan kalıtsal bir kan hastalığıdır. Türkiye'de sağlıklı kişilerde "Beta- Talasemi" taşıyıcı sıklığı % 2,1'dir. Türkiye'de yaklaşık 1.300.000 taşıyıcı ve 4.000 civarında hasta vardır.

Akdeniz bölgesinde ve göçlerle yayılarak dünyanın her ülkesinde görülen, anne ve babadan çocuğa geçen; 3 - 4 aylıkken başlayan, sürekli kan nakli gerektiren ciddi bir kan hastalığıdır. Bu çocuklar kendileri için; kan hücresi olan ve dokulara oksijen taşıyan eritrosit hücresi içindeki hemoglobini yeterli miktarda yapamazlar. Buna bağlı olarak halsizlik, solgunluk, iştahsızlık, huzursuzluk, karaciğer ve dalak büyümesi sonucu karın şişliği, sık sık ateşlenme, yüz ve kafa kemiklerinden başlayarak kemiklerde değişiklik ve tipik bir yüz görünümü ortaya çıkar. Talasemi taşıyıcılarının büyük çoğunluğu bu hastalığı taşıdıklarını bilmezler. Ancak Talasemi hastası bir çocuk sahibi olduklarında ya da özel kan testini yaptırdıklarında öğrenirler. Talasemi taşıyıcılığı anne babadan çocuklara geçebilir. Kalıtsaldır ve yaşam boyu devam eder.
Bu tür Kalıtsal hastalıklarda en etkili yöntem, hasta çocuk doğumunu önlemektir.

-Peki Nasıl ?

-Toplum eğitimi

-Taşıyıcıların tarama yöntemleri ile saptanması

-Genetik danışma

-Doğum öncesi tanı yöntemleri çok önemlidir.

UNUTMAYINIZ!

Talasemi taşıyıcılığı evliliğe engel değildir.

Talasemi taşıyıcılığı bir hastalık değildir, bir hastalığa dönüşmez ve tedavi gerektirmez.

Talasemi taşıyıcılığı ırsi bir özelliktir.

Sağlıklı bir çocuk sahibi olmak için evlilik öncesi mutlaka talasemi testinizi yaptırınız.