25 Nisan Dünya Sıtma Günü

25 Nisan, 2007 yılında Dünya Sağlık Asamblesinde üye devletler tarafından “Dünya Sıtma Günü” olarak belirlenmiştir. Her yıl sıtma hastalığının önlenmesi ve kontrolüne yönelik çalışmaların devamlılığına olan ihtiyacı vurgulamak ve toplumun hastalık ile ilgili bilgilendirilmesini sağlamak amacıyla dünya genelinde çeşitli etkinlikler düzenlenmektedir.

 

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından 2013-2015 yılı Dünya Sıtma Günü teması “Geleceğe yatırım yapın. Sıtma hastalığını yenin” olarak belirlenmiştir. Sıtma hastalığını kontrol etmek amacıyla dünya genelinde yürütülen başarılı çalışmalar neticesinde 2000 yılından bu yana DSÖ’ye göre tahminen 3.3 milyon kişinin hayatı kurtarılmıştır. DSÖ verilerine göre 2012 yılında çoğunluğu Afrika kıtasının Sahra Çölü’nün altında kalan bölgede yaşayan 5 yaş altı çocuklar olmak üzere tahminen 627.000 kişi sıtma hastalığı nedeniyle hayatını kaybetmiştir. Her yıl dünya genelinde 200 milyondan fazla sıtma vakası tespit edilmektedir. Türkiye'de 2006 yılında başlatılan “Sıtma Eliminasyon Programı” çerçevesinde yürütülen tarama, tedavi, müdahale ve sürveyans faaliyetleri sayesinde son yerli sıtma vakasının 2009 yılında görüldüğü kaydedildi. 

 

Ülkemizde sıtma geçmişte yaygın görülen bir hastalık iken yürütülen başarılı çalışmalar neticesinde son yıllarda görülme sıklığı azalmıştır. Halen nüks ve yurtdışı kaynaklı sıtma vakaları tespit edilmektedir. Ancak ülkemizde sıtma etkenini nakleden anofel türlerinin bulunması, iklim ve çevresel faktörler, büyük nüfus hareketleri, sıtma endemik ülkelere seyahat edenlerin sayısının ve ticaret ilişkilerinin artması nedeniyle yurtdışı kaynaklı sıtma vakalarında artış görülmektedir.

 

Sıtma, hastalık yapıcızorunlu hücre içi yerleşim gösteren bir grup parazit olan plazmodiumların, dişi anofel sivrisinekleriyle insanlara bulaşmasıyla yayılan ateşli ve bulaşıcı bir hastalıktır. Başlıca tespit edilen Plazmodiumların dört türü olup, P.Vivaks, P. Ovale, P. Malaria ve P. Falciparumdur. P. Falciparum ile oluşan sıtma tedavi edilmezse ölümcül olabilmektedir. Bu türler ülkemizde yerli olarak görülmemekte ancak sıtma hastalığının yaygın olduğu ülkeleri ziyaret eden kişilerde görülme ihtimali vardır.

 

Sıtma, genellikle parazit taşıyan sivrisineklerin (dişi Anofel) insanları sokmasıyla bulaşır. Nadir olarak kan yoluyla ve plasenta (göbek bağı) yoluyla bulaşabilir. Sıtma hastalığının özelliği belirtilerin nöbetler halinde gelmesidir. Nöbet başlamadan birkaç gün önce halsizlik, huzursuzluk, iştahsızlık, başağrısı, sırt ve bacak ağrıları olur. Nöbet şiddetli terlemeyle yükselen ateşle başlar, terlemeyle sona erer. Fakat ateşsiz hastalar da olabilir.

Sıtma tedavisi olan bir hastalıktır. Erken teşhis edilip tedavi edildiğinde tam iyileşme olur. Sıtma tedavisinde parazitin alındığı bölgedeki ilaç direncine göre farklı grup ilaçlar kullanılmaktadır. Sıtma tedavi ilaçları Bakanlığımız tarafından ücretsiz olarak temin edilmektedir. 

Sıtmanın endemik olduğu bölgelerde insektisit emdirilmiş cibinlikler, sıtma bulaş ihtimalinin en fazla olduğu gece vakitlerinde kişisel koruma sağlayabilir. Bu, vücudun büyük bir kısmını örten giysiler ve açıkta kalan yerlere sinek kovucu kullanımı da dâhil olmak üzere sivrisinek sokmalarına karşı diğer kişisel önlemlerle desteklenmelidir. Sinek kovucular, ürün üzerindeki etikette yazan talimata göre uygulanmalıdır. Sıtmanın önlenmesinde bir diğer yöntem korunma amaçlı ilaç alınmasıdır. Sıtmanın yaygın görüldüğü ülkelere seyahat edenler, hastalığın önüne geçebilen ilaçları kullanarak kendilerini koruyabilirler. İlaç tercihi, seyahat edilen yere, vektörlere maruz kalma süresine, parazit direnç durumuna, bulaşın seviyesine ve mevsimselliğine, kişinin yaşı ve gebe olma gibi durumlara göre değişir. Ülkemizde korunma amaçlı sıtma ilaçları Bakanlığımızın Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü’ne bağlı Seyahat Sağlığı Merkezlerinden ücretsiz olarak temin edilebilmektedir.

 

ATEŞİNİZ YÜKSELDİYSE koruma amaçlı ilaç almış olsanız dahi en kısa sürede bir sağlık kuruluşuna başvurunuz.